Bireysel Web Sayfama Hoşgeldiniz. Umarım Benim ile ilgili düşüncelerinizi buradan az da olsa açıklık getirebilirim.
Okuduğum Kitaplar

Çerkes Ethem Olayı (Cemal ŞENER)

Herkes birbirine sorar; acaba Çerkes Ethem Vatan Haini mi diye. Kitap aslında bu konunun dosyasını açmış. Ama yine gerçek teşhisi okuyucuya bırakmış. İnsanların kafasını gerçekten karıştıracak bir konuymuş bu. ama kronojik sıraya bakaranız mecburiyetten Vatan Haini olmak zorunda bırakTIRILMIŞ. Tıpkı günümüz türkiyesinde derin devlet dediğimiz olgu gibi bir kuvvet Çerkes Ethem ve onu arkasında olan kendi kurduğu askeri kuvveti dağıtmak amaçlı olarak son çare olarak yunanlılara sığınmasını teşvik etmişler. ki ilk zamanlarda Taze fidanları yeni yeşren Türkiyeyi bölmek isteyen iç düşman ve isyanları kesebilen tek kişiymiş. Ama aynı zamanda da gaza getirilebilen bir kişilikmiş. İyi bir asker fakat ileri görüşü sıfır. Atatürk onun bu tip kahramanlık hareketleri yüzünden kendine eş koşmaya başlayan halkı bu yanlıştan kurtarmak için öldürtmeye teşebbüs bile etmiş. yani tıpkı bir silah gibi düşünün. iyi kullanıldığı tadirde işnize çok yarar. fakat kullanamazsanız namlusu size döner. aynı bu hesap. kitap güzel ve akıcı. akıl karıştırmadan ve bilinmedik tarih zamanlarından bahsetmeden anlatmış konuyu.

Asilzadeler (Ömer SEYFETTİN)

Meşrutiyet zamanında asilliklerinin kayboluşunun farkına varan bir grup insanın eski asilliklerine kavuşmalarını ve Önemli biri olabilmek için insanların neler yaptıklarına dair güzel bir kitap. akıcılığı hakkında zaten yorum yapmaya gerek yok. Ömer Seyfettin’in Güzel TÜRKÇE’si ile sular seller gibi okuabilileceğiniz bir yazı.

Mevlana’nın Hayatı (Mehmet ÖNDER)

Mevlana’yı ve Mevlana’nın çocukluğundan bugüne kadar bıraktığı tasavvuf’u e eserlerini anlatan; her sayfasında güzel gazeller bulabileceğiniz bir kitap. Okurken keşke o günlerde yaşasaydımda onun dizinin dibinde oturabilmek için elimden geleni yapabilseydim dedim içimden. Mevlânâ, oğluna der ki: “Bahâeddin.’ senin düşmanını sevmeni, düşmanının da seni sevmesini istersen, kırk gün onun hayrını ve iyiliğini söyle. O düşman senin dostun olur; çünkü gönülden dile yol olduğu gibi, dilden de gönüle yol vardır.

Sefahat (Mehmet Akif ERSOY)

Bendeki yeni yayınlardan olmadığı için osmanlı kelimelerin bol bulunduğu ve okuduğunuzu hazmetmek için 2 kere okuduğunuz ve her okuyuşunuzda yeni bir anlam çıkartabildiğiniz ve şifresini çözebileceğiniz bir eser. Sözkonusu Mehmet Akif olunca zaten akan sular duruyor.

Bir Yudum Hikaye (Asım YILDIRIM)

Sabahları Samanyolu TV de “Gün’e Başlarken” programında anlattığı güzel hikayelerden oluşan bir kitap. Ve kitaptaki her hikaye insanın olgunluğuna olgunluk katabililecek ve insan olduğunu düşünenlere ders verebilecek aynı zamanda da ahlâk dersi verebilecek nitelikte bir kitap.

Adım Yeşil (Remzi ÇAKIR)

80′li yılların sağ ve sol ayrımının yapıldığı zamanlarda ki olayların sağ bakış açısıyla yazıya dökülmüş ve insanı hayretlerle bırakan bir kitap.

Alparslan Malazgirt Fatihi (Mustafa AKGÜN)

TÜRK’üm Müslüman’ım ifadelerini rahatlıkla söylebildiğimiz şu günlere getiren yüce ALPARSLAN Han’ımız ve halkının(soyumuzun) destanlaştırılmış çabaları ve cihadlarını anlatan akıcı ve zevkli bir eser.

Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı (Mustafa ARMAĞAN)

Kitapta şöyle diyor: “Abdülhamid’i Anlamak Hayatı Anlamaktır!”. Okuduğunuzda bu sözün doğruluğunu hissedecek ve benimseyeceksiniz.

Tarihimizle Yüzleşmek (Emre KONGAR)

Emre KONGAR’ı televizyonlardan tanıyoruz. Televizyondaki söyleşilerinden farklı bir yapıda bir yazı bulacaksınız. Benim en çok dikkatimi çeken ve doğru bir tespit olduğunu düşündüğüm bölümü; Atatürk’ün Cumhuriyet rejimini seçmesinin farklı rejimler ile karşılaştırarak ve böyle olsaydı böyle olurdu tarzındaki bölümü oldu.

Gözünü Kırpma Düşerim (Sevinç ERBULAK)

İlk defa bir Aşk kitabı olarak bunu okumuştum. Kızların iç dünyasına kısa bir yolculuk gibi geldi bana. Aşk denen şey ile daha tam olarak tanışmadığım için uzaktan aşk’ı izledim.

Türkçülüğün Esasları (Ziya GÖKALP)

Ziya GÖKALP bilindiği gibi TÜRK’lüğü savunan en büyük düşünürdür. Ve TÜRK ahlâk’ı, örf ve âdetlerini en iyi öğrenebileceğiniz bir kitap. Kitapta Neden TÜRK Birliği,Millet kavramının detaylı anlatımı, yemek yemekten cinsel ilişkiye kadarki TÜRK yaşamını anlatan bir kitap. Aslında kısacası avrupa birliği denen kanunların TÜRK olanı diyelim biz buna

Beyaz Zambaklar Ülkesinde (Grigoriy S. PETROV)

Finlandiya halkının geçmişten bugüne kadar gelen kalkınmasını anlatan ve çok akıcı bir kitap. Aslında her ülke yöneticisinin kendi ülkesine uygulaması gerektiği bir reçete gibi. Kitap o kadar güzel ki beni okumaya sevk edende bu kitaptır. Tavsiye edenden Allah razı olsun

Atçalı Kel Mehmet (Murat SERTOĞLU)

Bu kitap egeliler için mükemmel bir eser. Bunu üniversitedeki tozlu raflardan buluştum. içindeki şivede kendimi buldum. ve bir aşkın bir erkeğe neler yaptırabileceğini görüyosunuz. örneğin Aydın’ı ele geçirmek gibi

Çakırcalı Mehmet Efe (Murat SERTOĞLU)

Bunu da yine üniversitenin tozlu raflarından buldum. Ama gerçek cesareti,acımasızlığı,adaleti,dava’yı bu kitapta gördüm. aklımda kaldığı kadarıyla bir olayını yazayım. mehmet efe adına bürünmüş bir eşkiya ve adamları bir yörüğün malına tecavüz eder ve yörüğün kızınıda yanında götürür. aradan fazla geçmeden gerçek mehmet efe gelir. e yörükten karınlarını doyurmasını ister. fakat yörük yarı ağlamaklı hiç malım yok. çakırcalı mehmet efe diye biri geldi bütün malımı götürdü der ve ekler, kızımıda aldılar der. Gerçek mehmet efe hemen peşlerinden gider ve sahtesini bir kenada dinlenirken bulur. tam geldiği sırada kıza tecavüz etmeye kalkarlarken yakalar ve hepsini yakalarlar. yörüğün önüne sererler. sorar hanginiz çakrıcalı. der ve sırayla 5 adama sorar. bu sırada da efenin kızanları yanda koca bir ateş yakarlar. sırayla sorduğu damlardan 2 si hiç birşey söylemez ve direk ateşe atılırlar. sıra 3. adama gelir ve yine sorar. bu sefer yanacağını anlayan adam yanındaki kişiyi ispiyonlar. “bu kendini çakırcalı olarak tanıttı” der. sahte efeyi de atarlar ateşe. kalır 2 kişi. çakırcalı sorar: hanginiz kıza saldırdı? ispiyoncu olan suçu yanındaki arkadaşına atar. çakırcalı tam 5. adamı da atacağı sırada efeden konuşmak için izin ister ve efe izin veriri. “Efem bu olayı ben yapmadım. ama bir kaç gündür pişmanlığımı anladım. geçen günlerde bir kadını elindeki altınlar için öldürdüm ama pişmanım. biliyorum öleceğim. ama her mahkûm’a son arzusu sorulur bende izin verirsen birşey istiyorum” der. efe: “söyle bakalım” der. adam isteğini söyler:”efem bu adam başımızı ispiyonladı banada iftira attı. elimi çözmeye izin verirsen onu kendim cealandırmak isterim” der. efe kabul eder. ve 2 eşkiya döğüşmeye başlar. sonunda 5. adam ispiyoncuyu kavrar ve kendisi ile birlikte ateşe atar. ve efe görür ki 5. eşkiya diğer eşkiyanın da elleri bağlı olmadığından onu bırakmaz ve ateşten kaçmasını önler. ve kendisi ile yanar giderler. bunu yazma ihtiyacı duydum çünkü bu kitabı okuduktan sonra bulamadım. ve içinde aklımda kalan bir bölümünü sizinle paylaşmak istedim.

Kiralık Konak (Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU)

Kiralık konak istanbuldaki tenzimat’tan sonraki avrupalılaşayı anlatn ve bu avrupalılaşmalığın aile içi parçalanışını anlatan bir roman. okuduğumda sanki bana jöntürk’lere bir isyan gibi gelmişti.